KONFEKSİYONDA VERİM VE SİSTEM DANIŞMANLIĞI PROJESİ
AMAÇ:
1. Türk konfeksiyon sektörünü Departman Mağazacılık üzerinden ihracata hazırlamak
2. 2005 Serbest Ticaret döneminde firmaları verim ve kalite olarak iyileştirmek
3. Kalite sistemi, önceden belirlenmiş zaman bazlı verim sistemi, laboratuar hizmetleri, akış esaslı üretim sistemi fonksiyonlarını merkezi / ekonomik / etkin olarak sağlamak
4. Firmaları aynı ağ üzerinde birleştirerek “farklılıklardan” oluşan esneklik ve fiyat avantajı yaratmak
GEREKÇELER:
1. Neden konfeksiyon? Neden Türkiye?
- TGSD Ufuk 2010 Hazır Giyim Sektörü Yol Haritasında
- Sektör Türkiye ihracatının %39 unu, istihdamın %25 ini, üretimin %25 ini temsil
etmektedir. İhracatımız dünyada beşinci, AB de ikinci durumdadır.
- Olası dört üretim havzası Çin, Hindistan, Latin/Güney Amerika ve Pan Avrupa-Akdeniz
şeklindedir.
- Gelişmiş ülkeler ithalatta DTÖ anlaşmaları ile uyumlu çevre, sosyal şartlar, özel
şartlar, belge formaliteleri gibi engelleri artıracaklardır.
- KOSGEB 2005 Tekstil Raporuna göre tekstil ve konfeksiyon sektörlerinin toplam sanayi
üretimindeki payı %9, imalat sanayiindeki payı %12, istihdamdaki payı %21, toplam
ihracattaki payı %38 dir.
- DPT, VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı, TGSD 2001 Durum ve Geleceğe Dönük Öncelikler
Araştırmasına göre işletmelerin
- Sadece %18 inin kalite belgesi vardır.
- %45 i kalite standartlarına uyum çalışması yapmaktadır.
- %68 i verimlerini düşük bulmaktadır.
- %50 si işçi sirkülasyonunun verimi düşürmediğini savunmaktadır.
- Rekabet gücünü firmaların %27 si kaliteye, %15 i fiyata, %13 ü hıza, %5 i esnekliğe
dayandırmıştır. Önümüzdeki yıllardaki beklenti sırası kalite, hız ve esneklik olarak
değişmiştir.
- TÜTSİS-Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası 1999 yılı Çalışma
İstatistiklerine göre üye işyerleri personelinin %77,5 i işçi sendikalarına üyedir.
Çalışanların %74,9 u TÜRK-İŞ/Teksif, %14 ü HAK-İŞ/ Öz İplik-İş, %11,1 i DİSK/Tekstil
sendikalarına üyedir. Ücretlerin %93,3 ü zaman esasına göre ve sadece %6,7 si verim
esasına göredir. Çalışanların %45 i ilkokul, %35 i lise dengi okul mezunudur.
- DİSK, internet sitesi, Yeni Sanayi Stratejisi, Aralık 2004 itibariyle “ucuz emeğe
dayalı geri teknolojilerle üretilmiş ürünlerin ürün çeşitliliğinin son derece arttığı bir
ortamda uluslararası bir pazarda rekabet edebilmesi hayli zor. Gerçek rekabet gücü
pazardaki her türlü gelişmeye hazır olabilecek yetenek ve beceri düzeyine sahip işgücüyle
mümkün olacak” denilmektedir. Aynı raporda “TÜSİAD’ın aksine turizm, tekstil, gıda
sektörlerine öncelik vermek akıllıca değildir” yorumu da vardır.
- Koç-Yönder, Mart 2003, internet sitesinde Necati Arıkan’a göre;
- Çalışanların motivasyonu ve katkısı önemlidir, farkı insan kaynakları yaratacaktır.
- AB, NAFTA benzeri bölgesel ekonomik alanlar giderek genişleyebilir. AB, Türkiye için
önemlidir.
- TİSK İşveren Dergisi, Kasım 2004, Lizbon Stratejisi: UNICE Görüşü ve Ülkemiz için
TİSK Önerileri ve TUSİAD Lizbon Stratejisi Türkiye Raporu, Mart 2003 raporlarında AB nin
Lizbon Stratejisi, Avrupayı 2010 yılına kadar daha çok sayıda ve daha nitelikli istihdam
ve daha fazla sosyal uyumla, sürdürülebilir ekonomik büyümeyi gerçekleştirebilecek,
bilgiye dayalı dünyanın en rekabetçi ve dinamik ekonomisi haline getirmeyi amaçlamaktadır.
- TÜSİAD, Mart 2003, Lizbon Stratejisi Türkiye Raporuna göre; Türkiye dinamik bir
pazar ve uluslararası ticaret için bölgesel bir üs olarak gelişmek yönünde ciddi bir
potansiyele sahiptir ve bu potansiyelin gerçekleşmesi AB yi Lizbon Stratejisi hedeflerine
yaklaştıracaktır.
- Ak Parti Programında üretim ve yatırım politikaları olarak “Girdi maliyetlerini
düşüren, kalite, verimlilik ve istihdamı artıran teşviklere önem verilecektir” ve
“Çalışma barışının sağlanması, çalışma hayatının sağlıklı ve dengeli bir biçimde
sürdürülebilmesi için işçi, işveren ve hükümetten oluşan üçlü bir yapı içinde sosyal
diyalogun en ileri seviyelere taşınması ve sorunların uzlaşma ortamında çözülmesi en
önemli hedeflerimizdendir.” denilmektedir.
İşin harcı alem niteliği bu sektörü tabana ve halka yaymıştır. İplik, dokuma ve terbiye
alt sektörleriyle kıyaslanamayacak kadar ucuz yatırım ihtiyacı, bayanlara fırsat veren
doğası, vardiya gerektirmeyişi, son derece geniş fason olanakları, temelde alaylı kökene
sahip insanların rahatça çalışması gibi nedenlerle sosyolojik olarak önemlidir.
Müşterilerin yabancı firmalar olması, büyük ölçüde AB ülkelerinden olması, kendi
kurallarını dayatacak kadar güçlü olması, temelde ihracata çalışılması ve artan fiyat
rekabeti nedeniyle (dikiş makinalarının temel teknolojisi 2.Dünya Savaşından beri
değişmemiştir, elektronik/otomotiv/… ile kıyaslanırsa ne kadar dramatik olduğunu daha
kolay anlaşılacaktır) üretim teknolojilerinde değişiklik ihtiyacının ortaya çıkması, bu
ihtiyaca cevap verebilecek ve değiştirebilecek yöneticilerin eksikliği nedeniyle konu
ilginçliğini korumaktadır.
2. Neden verim? Neden kalite?
- TİSK İşveren Dergisi, Kasım 2004, Lizbon Stratejisi: UNICE Görüşü ve Ülkemiz için
TİSK Önerileri raporunda
- Eurostat verilerine göre Türkiye, işgücü verimliliği bakımından karşılaştırma
yapılan 32 ülke (ABD, Japonya, AB, Bulgaristan, Romanya, …) içinde en son sırada yer
alıyor. ABD 100 kabul edildiğinde, AB ortalaması 72,5 olan endeks değeri Türkiye için 16,3
tür. Ülkemizde verimliliği teşvik eden bir ücret politikası oluşturulup uygulanmalıdır.
- Alman Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü ve DPT kaynaklı olarak hazırlanan karşılaştırmada Türkiye’de işgücü maliyetinin AB ülkelerine göre (üstelik daha fazla ücret alan beyaz yakalılar AB istatistiğine dahil edildiği halde) yüksek olduğu görülüyor.
- TGSD Ufuk 2010 Hazır Giyim Sektörü Yol Haritasına göre;
- Esnek üretim sistemlerine geçiş hızı artacaktır.
- Perakendeciler aynı kaliteyi daha ucuza isteyecek, global tedarik zincirleri kuracak, siparişler küçülecek, erken üretim-teslimat önem kazanacaktır.
- Teknolojide yenilikçilik ve insan kaynakları kalitesinin yükseltilmesi gereklidir.
- Üretim gamını, ürün çeşitliliğini sağlayacak yatırım, kümeler, geri kalmış yörelere yatırımlar, TKY, üretim kalitesinde iyileştirme yatırımları, işletmelerin danışmanlık hizmeti almaları gündeme gelecektir.
- Aşağıda yakın rakiplerimizle yapılan karşılaştırma tablosu verilmektedir:
| |
Türkiye |
Çin |
İtalya |
Polonya |
Fas |
| Kalite |
80 |
65-70 |
100 |
75 |
75 |
| Esnek üretim |
Orta / iyi |
Zayıf |
Çok iyi |
Orta |
İyi |
| Verim % |
55-65 |
40-50 |
70-75 |
50-60 |
50-60 |
| Temrin, hafta |
3-4 |
3-5 |
2-4 |
3-4 |
4-5 |
| İşçilik, USD/saat |
2,14 |
0,61 |
16,65 |
2,52 |
1,92 |
| İşçilik / Verim |
3,56 |
1,35 |
22,80 |
4,58 |
3,49 |
| Maliyet(ABD:100) |
51-53 |
33-35 |
127 |
56-58 |
40-43 |
- Tekstil İşveren Dergisi, sayı 298, Ekim 2004, Mehmet Kumbaracı’ya göre; firmaların
kaliteden asla ödün vermemeleri, şirket kadrolarının gözden geçirilerek, yeni üretim ve
yönetim teknolojileri kullanımıyla, maliyetlerini düşürücü önlemler almaları
kaçınılmazdır.
Tekstil İşveren Dergisi, sayı 299, Kasım 2004, Prof.Dr.Işık Tarakçıoğlu’na göre;
- Werner Stengg’in raporunda belirtildiği gibi; Türkiye, Avrupadaki en büyük tekstil
ve konfeksiyon üretim kapasitesine ve dünyanın aldığı ücrete göre en yüksek katma değer
sağlayan işçilerine sahip ülkesidir.
- Ya Çin’le aynı kulvarda koşup kaybedilecek ya da AB gibi yapısal değişiklikler
yapılıp, yeni rekabet üstünlükleri kazanılacaktır. Yapısal değişiklikler:
§ Sermaye yoğun hale gelmek
§ Esnekliği yüksek, küçük ve orta büyüklükte işletmeler olmak
§ Modaya çok bağımlı, yüksek kaliteli, teknik tekstil ürünleri ağırlıklı hale
gelmektir.
- Dikim işlemi hala emek yoğundur. Makina hızının artması çok etkili değildir, normal
bir operasyon süresinin sadece %10-30 u kadarında iğne kumaş içinde veya iş makinanın
altındadır, gerisi tutum ve düzenlemedir.
Prof.Dr.Adnan Gülerman “ülkemizde verimliliğin maliyeti olumsuz etkileyecek ölçüde
düşük olduğunu “ söylemektedir.
- MPM, Milli Prodüktivite Merkezi internet sitesinde;
- Verimlilik hedefi “Kaynakların tutumlu ve akılcı bir biçimde kullanıldığı daha
insancıl çalışma ortamları içinde, doğal çevreyi özenle koruyarak, daha çok ve daha
kaliteli ürün elde etmek” olarak belirlenmiştir.
- Verimlilik şunlara bağlıdır:
§ Ürün tasarımında ve bileşimindeki değişmeler
§ Üretim sürecinin niteliğindeki gelişmeler - üretim akışını hızlandırıcı yeni düzenlemeler getirilerek verim artırılabilir.
§ Üretim sürecinin kapsamında meydana gelebilecek değişim
§ Örgüt ve yönetimdeki değişmeler
§ Üretimde kullanılan sabit sermaye kapasitesi-kısa dönemde sendikalaşma işgücü girdisini sabitleştirir, işgücü verimi artırılmalıdır.
§ Girdilerin kalitesi
1 - Verimlilik herkesin işidir, bu nedenle ciddi artış yaratacak ortak özellikler:
- Asalaklıktan uzak durarak üretici olmak
- Kaynakları akılcı ve tutumlu kullanmak
- İsraftan (zaman dahil)
- Durmadan kendimizi ve çevremizi yenilemek, geliştirmek
- Beklentilerimizi sürekli yükseltmek
- İş bölümü, iş birliği ve paylaşmaya değer vermek
Koç-Yönder, Mart 2003, internet sitesi, Necati Arıkan’a göre;
- Verimlilikte iddialı artış hedeflerimiz olmalıdır. Sadece üretimdeki verim artışı
değil, tasarımdan nakliyeye kadar tüm aşamalarda topyekün verim artışı, tedarik zinciri
verim artışı söz konusudur.
- Emek yoğun ve geleneksel sanayide Çin’le rekabet zordur. Yüksek teknoloji ve modaya
yönelmeliyiz.
- Konfeksiyonda varlığımızı modayla sürdürebiliriz.
KOSGEB 2005 Tekstil Raporuna göre;
- Fiyatlar %30 kadar düşecektir.
- Hızlı Tepki başarının önemli koşullarından biridir. Ürün farklılaştırması, yeni
modeller arasındaki sürenin kısaltılması, zamanında teslim, yüksek kalite KOBİ lerin
yaşama şansıdır.
- Global pazar için uluslararası standartlara uyum önemlidir.
- Yeni yatırımlar modernizasyon ve kalitenin yükseltilmesi için olmalıdır.
DPT VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planında 2001-2005 dönemi için, Haziran 2000 de;
2 - 1998 yılından itibaren verimlilik bilincinin oluşturulması, KOBİ lerde verimlilik
artırıcı tekniklerin yerleştirilmesi ve söz konusu tekniklerin uygulamasını sağlayıcı
nitelikte eğitim, danışmanlık ve araştırma çalışmalarını kapsayan verimlilik artırma proje
uygulamalarına girişilmiştir
3 - Artan rekabet ortamında, mal ve hizmet üretiminin iyileştirilmesi ve sonuçta başarı
kazanmanın yolu öncelikle verimlilik ve kalite düzeyindeki artışa bağlı olacaktır.
Küreselleşen ve AB ye aday olan ülkemiz firmaları yoğun rekabet ortamına girecektir.
4 - Her alandaki mal ve hizmet üretiminde verimlilik artışını hedefleyen tekniklerin yaygın
kullanımı için, değişik kuruluşlarca farklı platformlarda çalışmalar yürütülecektir.
DPT, Türkiye Sanayi Politikası, Ağustos 2003 te;
5 - Türk sanayiinin zaafları olarak düşük ölçekli kapasite, düşük verim, düşük kalite, çevre
bilinci eksikliği sayılmaktadır.
6 - Özel kesimin yüksek katma değer yaratan, rekabet gücünü geliştiren, istihdamı, verimliliği
ve ihracatı artıran, ihtiyaç duyulan teknolojilerin üretimi ve/veya transferini sağlayan
yatırımlara ağırlık vermesi büyük önem taşımaktadır.
7 - Verimliliğin artırılması ve kalitenin geliştirilmesi ulusal düzeyde, kamu ve özel kesim
ile sivil toplum örgütlerinin katılımıyla gerçekleştirilecektir.
8 - Tüm sanayi sektörlerinde verimlilik artışına yol açan bilgi ve iletişim teknolojilerinin
yaygınlaşması ve etkin kullanımı sağlanacaktır.
9 - Kalite belgelendirme ve Toplam Kalite Yönetimi faaliyetleri, verimlilik ve rekabet gücünü
yükseltme etkileri nedeniyle uluslararası uygulamalar çerçevesinde devlet yardımları ile
desteklenecektir.
10 - KOBİ lerde teknoloji düzeyinin ve ürün kalitesinin yükseltilmesi, verimliliğin
artırılması, bilgiye erişimin kolaylaştırılması, rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin
sağlanması, ana-yan sanayi bütünleşmesi, işletmeler arası iş birliği ve e-ticaret
imkanlarının artırılması desteklenecektir.
11 - Bu kapsamda, işletmelerin rekabet ortamına uyum sağlamalarına katkıda bulunulması için
yeniden yapılandırma ve modernizasyon yatırımlarının teşvik edilmesi, teknik mevzuat uyumu
ve işletme düzeyinde kalite seviyesinin artırılması ile topluluğun çevre gereklerine
uyumun kolaylaştırılması konularında destek gerekmektedir.
DPT VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı Hazır Giyim Alt Komisyon Raporu Haziran 2000 de;
12 - İşletmelerde verimlilik ilkelerine göre çalışma olarak işletmelerin doğru işi (talebi olan
ürünü), doğru zamanda (ürünün tüketiciye ulaşma hızı ve zamanlılık), doğru biçimde (yeni
ürün tasarımı ve çeşitlilik), beklenen kalitede (müşteri memnuniyetini öne çıkaran),
çevreye zrar vermeden, doğru miktarda ve en az maliyetle üretmeleri şeklinde tarif
edilmektedir.
13 - Verimlilik artırma teknikleri olarak motivasyon, ergonomi, iş etüdü teknikleri, hizmet içi
eğitimler, işçi-işveren ilişkilerinde özen, adil ücret politikası, üretim planlaması,
yerleşim ve iş akışı düzenlemeleri, yeni yönetim ve organizasyon teknikleri, düzenli verim
ölçümü yapılması, Toplam Kalite Yönetimi sayılmaktadır.
Ak Parti Programında, 2005;
14 - Üretimde kalitenin ve verimliliğin artırılması için Türk firmalarının uluslararası kalite
standartlarında üretim yapması özendirilecektir.
15 - Enformatik, biyoloji ve gen mühendisliği, ileri malzeme teknolojileri, enerji
teknolojileri, gıda teknolojileri, esnek üretim sistemleri ve sağlık teknolojilerine özel
önem verilecektir.
16 - Katma değeri yüksek yeni ürün, hizmet ve sistemleri Türk ekonomisine ve sanayiine
kazandırılacak biçimde hayata geçirilecektir.
17 - Türkiye’nin bilim ve teknoloji kapasitesini artıracak, yeni buluşları üretime kazandıracak
her türlü çalışma desteklenecek ve gereken düzenlemeler yapılacaktır.
18 - Bilim ve teknoloji politikalarının ana unsuru bilim ve teknolojiyi, ekonomik ve toplumsal
faydaya dönüştürecek mekanizmalar olmalıdır.
19 - Başta özel sektör ve üniversitelerimiz olmak üzere Türkiye’de araştırma ve geliştirme
faaliyetlerine katkı sağlayacak tüm araştırma kuruluşları, bilgi üretme kriterine göre
desteklenecektir.
CHP Parti Programında, 2005;
20 - Akılcı, verimli bir ekonomi amaçlanmalıdır.
21 - Verimlilik, akılcılık, etkinlik ölçüleri devletin hem özel sektöre hem kamu sektörüne
yaklaşımında başlıca ölçü olmalıdır.
22 - Doğru teknoloji kullanımını ve üretimini milyonlarca işletmeye ulaştırarak girişimcilik,
verimlilik, kalite ve şeffaflık tabana yayılacaktır.
Türkiye’nin AB Katılım Sürecine İlişkin 2004 Yılı İlerleme Raporu ve tavsiye metninde;
23 - İşletmeler de daha verimli hale gelmek için yatırım yapmalıdır.
24 - Kamuda da verimlilik artışı zorunludur.
25 - Türkiye’nin Sanayi Politikasının temel hedefi; artan küresel rekabetle başa çıkabilmek
için, dışa dönük bir yaklaşım temelinde, sürdürülebilir büyümeyi teşvik ve muhafaza etmek
amacıyla rekabet edebilirliğin ve verimliliğin artırılmasıdır.
TÜSİAD, Lizbon Stratejisi Türkiye Raporunda, Mart 2003;
26 - Diğer aday ülkeler gibi Türkiye de Lizbon Stratejisine tam uyum gösterecektir.
27 - Girişimcilere danışmanlık desteği yetersizdir.
28 - Yeni ve ihtisaslaşmış teknoloji transfer organizasyonları gerekmektedir.
29 - Verim artışını sürdürebilmek için endüstriyel inovasyona ağırlık verilmelidir. Ekonomide
bilgi yayılımı güçlendirilmelidir. br>
DİSK, internet sitesi, Yeni Sanayi Stratejisi, Aralık 2004 raporunda “ileri teknolojiyi
red etmiyoruz, geçişteki problemleri tartışıyoruz. İşsizlik sigortası ve çalışma
sürelerinin kısaltılması tedbirleri uygun olurdu” denilmektedir.
3. Neden Eğitim ve Rekabet?
- TİSK, internet sitesi, Ekim 2004, Ferhat İlter’in İskoçya Mesleki Eğitim Sistemi
izlenimleri şöyledir: “AB tarafından desteklenen, MEB, DPT, İş-Kur, TİSK, TOBB, TESK,
TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK, TÜSİAD işbirliğinde yürütülen Türkiye’de mesleki eğitim ve Öğretim
Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi, MEGEP çerçevesinde İskoçya model olarak incelenmiş ve
beğenilmiştir. Sistem modülerdir, belgelendirme esaslıdır, herkese açıktır, özel sektörle
yakın bağı vardır, bağımsız üniteler olarak rekabetçidir.”
- DPT, Türkiye Sanayi Politikası, Ağustos 2003 e göre mesleki ve teknik eğitimin
etkinliğini ve verimliliğini artırmak amacıyla iş dünyası ile pratik işbirliği sağlayan
yeni organizasyon modelleri geliştirilecektir.
- Türkiye’nin AB Katılım Sürecine İlişkin 2004 Yılı İlerleme Raporu ve Tavsiye Metnine
göre eğitim bağlamı işgücü piyasalarındaki beceri talebine yeterince uymamaktadır.
- TÜSİAD, Mart 2003, Lizbon Stratejisi Türkiye Raporuna göre; eğitim modüler, iş
dünyasının gereklerine uygun ve belgelendirme esaslı olmalıdır.
- AB Genel Sekreterliği, Tek Pazar ve Rekabet Dairesi Başkanlığı, Ekim 2004, Rekabet
Politikası Eğitim Notunda;
- AB rekabet mevzuatına uyum 01/01/96 tarihinden beri Gümrük Birliği ile eş zamanlı
bir taahhüdümüzdür. Katılım Ortaklığı Belgesinde de kısa vadeli önceliktir.
- Devletin piyasaya müdahalesi kontrollü olarak azaltılmalıdır. Piyasa güçleri hakim
olmalıdır.
- TÜRK-İŞ, internet sitesi, Eğitim Komisyonu Raporunda, Aralık 2004;
- Yaşam boyu eğitim yeni dünya düzeninin hızlı değişim ortamında şarttır, sendikal
eğitime de yön vermektedir.
- Eğitimin içeriği: Ücretler, gelir dağılımı, sosyal güvenlik, toplu iş sözleşmeleri,
işçi ve liderlik eğitimi, temel meslek sağlığı, iş güvenliği, bilgisayar ve dil eğitimi,
aile ve çocuk eğitimi, ekonomi, hukuk, tüketici haklarıdır.
- Maalesef verim ve kalite program içeriğinde yoktur.
- T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, internet sitesi, Küçük İşletmeler İçin Avrupa
Şartı Raporuna göre, Nisan 2002;
- 10 Temel madde arasında şunlar vardır:
§ 4. Uzmanlık ve ustalıkların geliştirilmesi (availability of skills)
§ 8. Küçük işletmelerin teknoloji kapasitelerinin desteklenmesi
- Türkiye, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler İçin Çok Yıllı Programı Aralık 2002
tarihinde kabul etmiştir. Amaç, iş dünyasının rekabet edebilirliğini artırmaktır.
- T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, KOBİ Stratejisi ve Eylem Planı, Kasım 2003 te
onaylanmıştır. Temel hedefleri:
- KOBİ lerin verimliliğinin, katma değer içindeki payının ve uluslararası
rekabetçiliğinin artırılması
- KOBİ lerin teknoloji kapasitelerinin artırılması için teknoloji transferinin
geliştirilmesi ve kalite yükseltilmesinin sağlanması ve bu amaçla eğitim, danışmanlık
desteklerinin yoğunlaştırılması
- T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Türkiye Sanayi Politikası Dökümanı Eylül 2003 te
onaylanmıştır:
- Temel hedefi artan dünya rekabet şartları altında sanayiinin rekabet gücünü
artırmaktır.
- Genel politikası kalite ve verimliliğin artırılmasıdır.
- Sektörel politikada tekstil ve konfeksiyona yer verilmiştir, dünyadaki sektörel
yapının kurulması istenmektedir.
- Küme (cluster), yerel kaynakları paylaşan, ortak teknolojileri kullanan, birleşmeler
oluşturan, bütünleyici ilişkiler içinde işbirliği yapan ortak kurumlar grubudur.
- T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Genişleyen Avrupada Sanayi Politikası
Bildirisinde;
- Avrupa’da imalat sanayiinde düşük verim artışı endişe verici durumdadır. 1996-2000
döneminde AB de büyüme oranı %3,2 iken, ABD de %5,5 olmuştur.
- AB de yenilikçi fikir ve yatırımlar ABD ve Japonya’nın gerisindedir.
- Rekabet edebilirliğin sağlanmasında sanayiinin, rekabet edebilirliği temelinde AB
politikalarının rekabetçilik, büyüme ve verimlilik üzerinde yoğunlaştırılması
gerekmektedir.
- AB nin endüstriyel rekabet edebilirliğinin, büyüme ve verimlilik itici güçleri:
§ Bilgi
§ Buluşlar (inovasyon), araştırma
§ Girişimcilik
§ Bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanılmasıdır.
- T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, AB İnovasyon Politikası konusunda bildiride, 2003
; inovasyon desteklenmelidir. İnovasyon AB verimliliğinde önemli faktördür, refah ve uzun
vadeli büyümeyi sağlayacaktır. Kümelere (cluster) öncelik verilmelidir. İnovasyon farklı
formları vardır:
- Teknolojik (ar-ge ye dayalı)
- Mevcut teknolojilere dayanan inovasyon
- Organizasyonel inovasyon (işgücü yönetimi, dağıtım, finans, imalat gibi alt
organizasyon yollarının bulunması)
- Dizayn ve pazarlama alanlarındaki sunuma yönelik inovasyon
- TGSD, Ufuk 2010 Hazır Giyim Sektörü Yol Haritasında, üretim içerikli hazır giyime
özgü üç proje olarak;
- Rekabet için yeniden yerleşim
- “Turquality” ve “Made in Turkey” promosyon etiketleri
- kümelerin kurulması
- KOSGEB 2005 Tekstil Raporunda;
- Kısa vadeli strateji uluslararası markalaşma, dağıtım kanallarına derinlemesine
nüfuz ve stratejik ortaklıklar geliştirme yönünde olmalıdır.
- Türk tekstil sektöründeki hazır giyim şirketlerinin yalnızca tasarım şirketleri
haline gelmeleri gerekmektedir.
- Alıcı ülkeler satın almalarını kısıtlı sayıdaki ülkeden yapacaklardır. İkinci ülke
pozisyonu Türkiye için önemlidir.
- Kümeler oluşturularak güç birliğine gidilebilir.
- Tekstil İşveren Dergisi, sayı 299, Kasım 2004, Prof.Dr. Işık Tarakçıoğlu’na göre;
- Türk tekstil ve konfeksiyon sanayiinin en önemli üstünlükleri dünyada en ucuz
işçilik, kolay eğitilebilen genç nüfus, tecrübeli ve dinamik sanayiciler, esneklik, hızlı
servis ve kalitedir.
- Türk tekstil ve konfeksiyon sanayiinin özgün tasarım, kalite, verimlilik,I pazarlama
ve dağıtım yeteneklerini daha da geliştirerek, üst sınıf modaya yönelik ürünler ve
moda-marka ürünler grubuna yönelmesi şarttır.
- CHP Parti Programında Türk Teknoloji Öbekleri ve Uzmanlaşmış Sanayi Bölgeleri
desteklenmektedir.
- Ak Parti Programında kaynakların etkin ve verimli kullanılması bakımından hammadde,
enerji, işgücü, ulaşım ve pazar potansiyelini dikkate alınarak tarımda ve sanayide
ekonomik havzalar veya cazibe merkezleri oluşturulması desteklenecektir.
YÖNTEM:
Kamu ve sivil kurumlarca desteklenen bağımsız bir danışmanlık firması aracılığıyla
düzenleyici rol oynanacaktır.
- Aynı ağ (KÜME) üzerinde…..
- Firmaları ürün grupları / üretim yetenekleri / mevcut yatırımları bazında aynı ağ
(küme-cluster) üzerinde toplayarak atıl kapasitelerini değerlendirmek, verimi arttırmak,
maliyeti paylaşmak, gereksiz yatırımlardan kaçınmak
- Verim ve esnekliği arttırmak…
- Türkiye’nin alışılmış ve büyük siparişlere uygun konfeksiyon üretim sistemi olan
oturan / yedekli / demet / push düzenini TKY, Yalın üretim, çağdaş bir sistem olan ayakta
/ yedeksiz / elden ele / pull düzenine çevirerek verim ve esneklik artışı sağlamak, üretim
zamanını azaltmak, ürün çeşitliliği sağlamak
- ILO tarafından da kabul gören GSD bazlı önceden belirlenmiş zaman sistemini
kullanarak gerçekçi / ölçülebilir verim izleme sistemi oluşturmak, müşterilere doğru /
çabuk fiyat verilmesine yardımcı olmak, adil ücretlendirmeyle sosyal uyuma katkıda
bulunmak
- Kalite sistemiyle…
Firmaları tekrar eden yatırımlardan kurtarıp tek elden sistem kurulumu, denetimi,
akredite takibi sağlayarak ihracat potansiyelini arttırmak, maliyeti düşürmek, kaliteyi
iyileştirmek, doğrudan dağıtıma verilebilecek kadar iyi olmak.
|