İşletmeler ve milletlerarası kıyaslamalar
Verimliliği arttırma yolları
Verimlilik artışı için değişik uygulamalar söz konusudur:
- Çalışma hızının arttırılması
- Teknolojinin geliştirilmesi
- Yönetim metot ve tekniklerinin geliştirilmesi
Verimlilik artışı genelde işletme yöntemi, işletme yapısı, pazarlama, malzemeler, teknoloji, tesisin yapısı ve eğitim düzeyi gibi akıla ve bilimsel çalışmalara bağlıdır.
Verimlilik arttırıcı teknikler Etkisi(%)
Çalışanların işbaşı eğitimi 15
Mühendislik uygulamaları 14
İşgücü planlaması 12
Kalite kontrolü 11
Yenileme yatırımları 10
Teşvik sistemleri 10
Direk ve indirek işçilik standartlarının 8
Gelişmesi ve kontrolü
Çalışma koşullarını iyileştirilmesi 7
Envanter kontrolü ve yöntemlerinin 5
geliştirilmesi
Yönetim metot ve teknikleri, iş etüdü, yöneylem araştırmaları, organizasyon gibi çeşitli konuları kapsar.Teknolojik yenilikler ise temelde bir kaynak sorunu olup işletmelerin ihtiyacına göre kısa ya da uzun dönem yatırımlarına göre gerçekleştirilebilir.İşletme yönetimleri uygulamadan önce, üretim azalışına yol açan faktörleri incelemesi gerekir.Türkiye’de verimlilik araştırmalarını genelde büyük ve orta ölçekli işletmeler yapmaktadır.Küçük ölçekli işletmelerimiz bu konuya yeterince önem vermemektedir.
Türkiye için yapılan bir araştırmada verimi düşüren faktörler ve oranları aşağıdaki tabloda verilmiştir:
Faktörler Verimi
düşürme(%)
1.Girdilerin kalitesi
14,4
2.Kalifiye işgücü noksanlığı 14
3.Tesis içi teknolojik sorunlar 13,7
4.Ücret ve teşvik sist. yetersizliği 12,6
5.İşgücü planlamasının iyi olmaması 10
6.Enerji yetersizliliği
10,6
7.Malzeme akış sistemlerindeki aksaklıklar 10,3
8.Bakım,onarım,yedek parça sorunları 8,6
9.Diğerleri
4,8
KONFEKSİYON İŞLETMELERİNDE VERİMLİLİK
Verimlilik bir zaman periyodunda kişi başına yapılan üretim miktarıdır.
Verimlilik=(Üretim miktarı/Vardiya)/(İşçi sayısı/Vardiya) şeklinde formüle edilir.
Yüksek verim her devirde,her yerde,her üreticinin tabi konfeksiyoncuların esas amacı
olmuştur.Malzeme ve ürün kalitesini düşürmeden.işçiyi aşırı zorlamadan.işletme
vasıtalarını hasara sokmadan ve maliyeti arttırmadan verimliliği yükseltmek büyük bir
maharet ister.Konfeksiyoncular bilirler ki,verimlilik çok çeşitli faktörlere bağlı olarak
artar veya azalır.
Bu faktörlerden en önemlileri şunlardır:
İşçi ve yönetici personelin(patron dahil)kalifiyelik derecesi
Makina ve teçhizatın yaşı,durumu ve otomatizasyon derecesi
Çalışma metotları
İş akışı organizasyonu
Ücret sistemi
Ürün modeli
Makina ve teçhizatta aksaklık önleme bakımı
İşçi devamsızlığı ve işçi sirkülasyonu
Hammadde ve aksesuar tedariki
İthalat,ihracat ve teşvikle ilgili bürokrasi
-
Yönetimin Rolü
Örgütsel verimliliğin arttırılması öncelikle yöneticilerin sorumluluğundadır.
Yöneticilerin tutumlarına, politikalarına ve en önemlisi uygulamalı çalışmalarına bağlı
olarak verimlilik programları başarılı olur veya olmaz.
Yöneticinin rolü iki alanı içerir:
-İş ve bu işin örgütleme ve uygulama biçimi
-İşçiler ve çalıştıkları ortam; diğer bir deyişle üretken bir çalışma, fırsatların
sağlanması
Önderlerin kişisel özellikleri, astların davranışları, gereksinimleri ve diğer kişisel
özellikleri, örgütün amaçları, yapısı, yapılacak görevlerin nitelikleri, toplumsal,
ekonomik ve siyasal ortam değişkendir.
Yöneticinin yaptığı işler
Yöneticiler sınırlı zamanda pekçok işi yapmak durumundadır.Bazı işler yaşamsal önemde,
bazıları da ertelenebilir önemdedir.Yöneticinin temel sorunu önemsiz ve zaman öğüten
işlerden sıyrılarak önemli işler üzerinde yoğunlaşabilmeleridir.İşleri beş grupta toplamak
mümkündür:
1-Kritik işler
2-Ajanda işleri
3-Planlaması gereken işler
4-Günlük işler
5-Özel işler
Zamanı etkili kullanma yöntemleri
Zamanı etkili kullanmak için yöneticilerin;
Özellikle Kendini Yönetmeyi Bilmesi
Planlamaya Önem Vermesi
Öncelikleri Belirlemesi
Kendini Örgütlemesi
Kesintileri Ortadan Kaldırması
Yetki Devrini Gerçekleştirmesi
Zamanı Programlaması
Astların Zamanını Yönetmesi
İşte Yoğunlaşması
Başlanılan İşi Bitirmesi ve
Sekreterini Etkili Kılması gereklidir.
2. İletişim
İletişim bilgi ve anlayışın bir bireyden diğerine geçirilmesi süreci olarak
tanımlanır.Temel olarak insanlar arasında bir anlam köprüsüdür.Yöneticiler gönderdikleri
mesajlarla iletişim sağladıklarını sanırlar.Oysa bu, iletişimin başlangıcıdır. Alıcı
mesajı alıp okumadıkça iletişim gerçekleşmez.
Yöneticiler arası iletişim
Yönetim grubu içindeki iletişimeyönetim iletişimi denir.Bu olay işçilerle iletişim için
bir ön gereksinimdir.Ayrıca doğru karar verebilmek için bu şarttır.Yöneticilerin etki
alanı işçilerinkinden daha geniştir.Yönetici iletişimi işçileri bilgilendirmekten çok
kendi amaçları için gereklidir.
-
Pazarın Tanımlanması
Bir pazarlamacı için pazar ihtiyaçlarını gidermek isteyen, harcamak için parası olan ve
parasını harcamaya istekli olan kişi veya kuruluşlar topluluğudur. Pazarlama
araştırmalarının uygulama alanları şöyle sıralanır:
*Reklam Araştırması
*Mamul Araştırması
*Satış ve Pazar Araştırması
*İşletme Politikaları Araştırmaları
Satış
Tekstil ve konfeksiyonda satış genel anlamda iki şekilde gerçekleşmektedir.
Şahsi Satış:Bir veya daha fazla müşteri ile karşılıklı konuşma yaparak malı tanıtma ve
ikna etme yoluyla yapılan satıştır.(Perakendeci mağaza,butik,tuhafiyeci vb.)
Şahsi Olmayan Satış:Reklam araçları,kataloglar,listeler yoluyla yapılan satıştır.Satıcı
malı iyi ve müşteriyi iyi tanımalıdır.
Pazarlama Araştırması
Kısaca pazarlama araştırması, işletme yöneticileri ile piyasa arasındaki haberleşmeyi
tamamlamakta ve karar almaya yardımcı olmaktadır.Bu araştırma pazarlama faaliyetlerine
ilişkin verileri sistematik ve objektif olarak toplamak ve analiz etmektir.
Yönetim bakımından önemi ve yararları:
-
Alınacak kararlar için gerekli verileri temin etmek suretiyle riskleri azaltır ve
kararlarda rasyonellik sağlar.
-
Tüketicilerin arzı ve ihtiyaçlarına uygun bir üretim politikasını saptar.
-
Yeni piyasaların bulunmasına yardım eder.
-
Satış faaliyetlerini denetler ve düzenler.
-
Tüketici tercihlerine dayalı teknik araştırmaları tayin eder.
-
Etkin ve tasarruflu pazarlama yöntemlerini seçer.
-
Pazar değişiklikleri ve bunlara uyum yolları saptanır.Bu husus konfeksiyon gibi hızlı
değişklik gösteren sektörlerde daha büyük önem taşır.Modayı yakından izleyerek,üretim buna
göre yapılmalıdır.
-
Mühendislik Faktörleri
2000’li yıllarda konfeksiyon sanayiinde teknolojik gelişmeler hızla devam
etmektedir.Hedef, koleksiyonları en kısa zamanda,en iyi kalitede ve en cazip fiyatlarla
alıcıya sunmak olmuş ve rakabet günden güne artmıştır. Konfeksiyon işletmelerinde
işçilerin %80’i dikimhanede,%20’si ise diğer bölümlerde çalışmaktadır.Bu durumda dikimhane
işçisinin durması veya zaman kaybetmesi, işçi maliyetleri göz önüne alındığında makinanın
durmasından daha pahalı olacaktır. Maliyetler ancak işçiliği kolaylaştırıcı yani işçilik
verimliliğini arttırıcı, birim üretim süresini ve malzeme giderlerini düşürücü önlemlerle
azaltılabilir. Ülkemizde ihracat ürünlerini bir sıraya koyduğumuzda konfeksiyon ürünleri
ilk sırayı almaktadır.Yoğun el emeğinden ve beceri yükünden kurtulamamış olan bu üretim,
bazı otomatların kullanımıyla biraz olsun kolaylaşmıştır. Otomasyonun verimliliğe
etkisinin önemi kaçınılmazdır. Otomatların karlılığın yanında standart kaliteyi üretimi
sağlamaları önemlidir.Yeni bir teknolojinin üretim kapsamına girmesiyle üretim miktarında
artış, aynı zamanda hammadde miktarı ve işgücü azalması sağlanır.Ayrıca aynı maliyetle
üretilen ürünlerin kaliteleri de artmış olur.Makinalar verimliliğe şu kriterler
doğrultusunda etki eder:
-Kalite Özellikleri
-Kullanım Alanı
-Yer İhtiyacı
-İşçinin Eğitimi
-Tamir ve Bakım
-Uygulanabilirliliği
Teknik Açıdan Ar-Ge Çalışmaları
Otomasyon, üretimde makineleşmeye gitme, makinaların kendi kendini kontrolü (kapalı
devre geri bildirim) ve elektronik bilgi işlem makinalarını kullanma demektir.İnsan gücüne
duyulan ihtiyaç gün geçtikçe azalmaktadır. Konfeksiyonda tam otomasyon için henüz çok
erkendir. Ama otomasyon tasarruf sağlarken yüksek sermaye yatırımı da gerektirmektedir.
Planlama
Planlamayı etkileyen koşullar
-
Insan unsuru
-
İşletme büyüklüğü
-
Yetki ve sorumluluk düzeni ve Örgütleme içinde planlamanın yeri
Hedef Olarak Ele Alınacak Konuların ve Ana Hedeflerin Seçimi
İşletmenin başarıya ulaşması için, karlılık, verimlilik, piyasa durumu, satışlar,
yenilik, kaynaklar, işçi başarısı, halka karşı sorumluluk, yönetıcı tutumu vb. gibi
konuları incelemesi gereklidir.İşletme hedeflerini buna göre seçmelidir. Ancak hedef
sayısının az olmasına dikkat edilmelidir.
Üretim Miktarlarının Planlanması
Satış planlamasından sonra ,bu satışların yapılmasını sağlayacak olan üretimin planlanması
gereklidir. Burada üretmenin terisine satın almak seçeneği incelenmelidir. Değerlendirmede
şu hususlarda durulur:
-Satın alma ve üretimin mal oluş farkı var mı?
-Satın alınacak ve üretilecek ürünler arasında kalite farkı var mı?
-Üretim yapmak için yararlanılabilir kapasite var mı?
-Satın alma kaynağı sürekli mi?
-Yeni yatırıma gerekli mi?
-Tteknolojik gelişmelerin etkisi nedir?
Satın alma yerine üretime karar verildikten sonra üretim planlamasına geçilir.
(Konfeksiyon sanayideki satın almadan kasıt fason yaptırmaktır.)
Üretim Kapasitesi Planlaması
Bu planlamada makine ve insan gücü kapasitesi ele alınır.Emek yoğun kuruluşlarda insan
gücü ön plana çıkar. Çağdaş üretim tekniğinde ikisi de büyük önem taşır.
İnsan Kaynaklarının Planlanması
Bu faaliyet, işletme işlerini görmek için gerektiği zaman ve yerde ne kadar ve ne tür
personel bulunacağını sağlamak için yapılır. Bunun için iş analizleri, iş tanımları, iş
şartnameleri, iş yükü analizi ve işgücü analizi kullanılır.
Makine Kapasitelerinin Planlanması
-
Ürün kompozisyonunun belirlenmesi:Makinaların çoğu birden fazla ürün yapımında
kullanılır.Her üründen ne miktarda üretileceğinin belirlenmesi ve bu ürün kompozisyonu ile
makine kapasitelerinin uyumlu olması gerekir.
-
Darboğazların belirlenmesi ve giderilmesi:Makinalar arası kapasite farklılığı
yokedilmelidir.Bu durum üretim akışını engeller.
-
İşe yaramaz duruma gelen makinaların belirlenmesi ve değiştirilmesi:Sağlıklı bir üretim
planlaması için,üretimden önce ekonomik ve teknik ömürleri biten makinalar
saptanmalıdır.
Tedarik Planlaması
1.Tedarik ve Stok Planlamasının Birlikte Yapılması Gereği
Tedarik ve stok konularının ayrı ayrı ele alınması tüketimi güçleştirir.
2.Tedarik Planlamasının Aşamaları
-Tedariki yapılacak ham ve yardımcı maddelerinin kalitelerinin belirlenmesi
-Bunların satın alma miktarının belirlenmesi
-Tedarik kaynaklarının seçimi
-En uygun kaynağın saptanarak planın buna göre yapılması
3.Tedarik Planlamasının Yapılması
-
Kısa süreli planlama:Her mal ayrı ayrı ele alınır.Uygulama yönü fazladır.
-
Uzun süerli planlama:Burada uzun sürede tedarik kaynaklarına bağımlılık belirlenir,
varlık verileri ve sermeye verileri saptanır.
Ürün Stoklarının Planlanması
Sipariş üzerine çalışan küçük işletmelerde, stok için plan yapılmasına gerek yoktur. Bu
kuruluşlarda da stok vardır ama ürün stoklarına giriş ve çıkış kayıtları yapılmalıdır.
Üretilen malın stoklanmasında üç grup etken vardır:
-Üretime dönük etkenler
-Ürün özelliğine ve stoklama olanaklarına bağlı etkenler
-Satışa dönük etkenler
Kontrol
Kontrol mevcut iş başarısının ölçülmesi ve bu başarının belirlenen hedefleri
gerçekleştirme olasılığının saptanmasıdır. Kontrolün temeli ,mevcut faaliyetlerden elde
edilen sonuçların,planlama sürecinde belirlenen amaçlara karşı denetlenmesinde yarar.
Planlama ve kontrol birbirinden ayrılmaz.
Örgütlerde Kullanılan Kontrol Türleri
1.Ön Kontroller(Feedforward): Örgütsel amacın başarılması için kullanılacak araçların
örgüte girişini denetler.
2.Süreç Sırası Kontrol: Hizmetin ya da ürünün elde edilmesi sırasında yapılan kontroldür.
3.Son Kontroller(Feedback): Ürün elde edildikten sonra standartlarla
karşılaştırılmasıdır.
Etkili Bir Kontrol Sistemi İçin Gerekli Koşullar
1.Anlaşılabilirlik
2.Örgütsel yapıya uygunluk
3.Sapmaların derhal bildirilmesi
4.Duruma uygunluk ve yeterlilik
5.Esneklik
6.Ekonomiklik
7.Düzeltici eylemi göstermesi
Teknik Donanım Faktörleri
İnsanın varlığını sürdürebilmesi için tüketmesi, tüketebilmek için de çevresindeki değişik
ve çeşitli maddeyi tüketebilir hale getirecek üretim faaliyetlerinde bulunması
gereklidir.Bu alanda üretim,insanını sbizzat katıldığı çevresindeki hammadeleri
tüketebilir hale getirme faaliyetidir.
Makina ve Donanım Seçimini Etkileyen Diğer Faktörler
Gerekli mamullerin istenilen miktarda ve ekonomik olrak üretilmesini sağlayacak donanım
seçilmelidir.
Doğru karar için şu konularala ilgili bilgi edinilmelidir:
-Makinanın sağlayacağı şimdiki ve gelecekteki üretim miktarı
-Fabrikanın faaliyette bulunacağı iş
-Faaliyette bulunulacak iş haftası uzunluğu ve vardiya sayısı
-Tesislerin yeri,makinaya ne ölçüde uyum sağlayabileceği
Fabrika Yerleşimini Etkileyen Faktörler
1-Mamul:Mamul mü üretim araçlarına gidecek.yoksa üretim araçları mı mamule gidecek ,karara
bağlanmalıdır.
2-Üretim Hacmi:İşletme büyüklüğü ve üretim şekli etkendir.
3-Kalite:İyi yerleşim kaliteyi arttırır.
4-Üretim Şekli:Üretimin sürekli veya kesikli olması etkilidir.
5-Fabrika Kuruluş Yeri Seçimi
İş Yeri Düzen Sistemleri
Giysi üretiminde bulunan hazır giyim işletmeleri,iş gücü,malzeme,makina ve paranın sevk ve
idaresi sonucu bu üretimi başarabilirler.En çok kullanılan düzen şekilleri:
Ürüne göre yerleşim:Hazır giyim için uygun değildir.Çünkü bu düzende ürün için gerekliv
tüm teçhizat bir bölümde toplanır.
Sürece göre yerleşim:Bu tip yerleşimde malzeme sistem içinde dolaşır.Sürece göre ayrılmış
bölümlerin,malzemenin gideceği yolu en aza indirecek şekilde sıralanması gerekir.Aynı
karakterdeki makinaların aynı yerde toplanması üretimi esnekleştirir.Uzmanlaşma üst
düzeyde olduğundan ürün çeşitliliği arttırılabilir.Hangi tür işlemin,hangi bölümde
yapıldığı belli olduğundan kontrol kolaydır.Hazır giyim için en uygun düzen budur.
Sabit Konumlu Yerleşim:Hazır giyim için uygun değildir.Çünkü bu düzende ürünün ana parçası
ve malzeme sabittir.
Girdi Çıktı Faktörleri, Girdi Kalitesi ve Standartı
Konfeksiyon işletmelerinde girdi kalitesi doğal olarak çıktı kalitesini etkiler.Tekstil
sektöründe çok çeşitli girdiler bulunur.Bunlar hammadde.yardımcı madde ve aksesuarlar
olarak üç grupta incelenir.Kumaş hammaddeyi,astar,tela vs. yardımcı madde grubunu
oluşturur. Aksesuar olarak düğme,fermuar sayılabilir.Bunlardan başka baskı,nakış,yıkama da
girdi grubuna girer.
İşletmelerde verimliliği arttırmanın amaçlarından biri her türlü proseste tasarruf olduğu
için girdi kalitesinin istenilen düzeyde kalması,bunun kontrolü,söz konusu düzeyin fabrika
çalışma sistemine olan olumlu etkisi tasarruf sağlayacağı yönde etki yapar.Tüm bu
sebeplerden dolayı tekstil-konfeksiyon işletmelerinde girdi kalite ve standartı önemli
boyutlara ulaşmıştır.
Girdilerin Temini
Tekstil sektöründe bir malı satabilmek için imalatçılar,o malın üretiminde kullanılacak
hammadde ve yardımcı maddeleri satın almak,toptancı ve perakendeciler ise satacakları
tekstil mamullerini satın almak zorundadırlar.Satın alma işlemi için şunlar
gerçekleştirilmelidir:
-
Satın alınacak mal cinsinin kalitesinin ve miktarının belirlenmesi
-
İhtiyacı karşılayacak malın temin edileceği arz kaynaklarının seçimi
-
Piyasa ile ilgili haberlerin tespiti
-
Satıcı ile malın fiyatının ve satış koşullarının tespiti
-
Malın mülkiyetinin devri
Malzeme Kontrolü
Verimlilik araştırması yaparken kontrol iki yönlü yapılmalıdır:
-
Üretim malzemesindeki hata sıklığının tespiti:Malzeme hataları zaman kaybına,dolayısıyla
verim kaybına neden olur.Bunu çnlemek için malzemenin sıkı bir kontrolden geçmesi
gerekir.
-
Malzemeden yararlanma derecesinin tespiti:Malzeme konrolünün amacı,tüm kullanılan
malzemenin hesabı, kullanılmayan malzemenin hesabı ve döküntülerin değerlendirilmesidir.
Kontrolde ilk aşama ihtiyacın belirlenmesidir. Daha sonra tüketim kontrolü yapılmalıdır.
Konfeksiyon fabrikalarında kumaş metre ile girip, adet ile çıkmaktadır. Bu yüzden
yapılması gereken kesimden kaç metre çıktığı, dikime kaç metre girdiği ve dikimden kaç
adet mamul çıktığı kontrol edilmelidir. Mal çıkışı mutlaka işlenmelidir.
Tekstilde Standardizasyon
Standardizasyon üretilen ve pazarlanan mallarda istenilen normların, aranılan özelliklerin
ve uyulması zorunlu olan ölçütlerin belirlenmesi ve uygulanmasıdır. Standartlaşma
nitelikte beraberliği, pazarlamada kolaylığı ve değer birliğini sağlar.Amaç üretimi
kolaylaştırmak, kalite eşitliğini sağlamak ve verimi yükseltmektir.
Standartlaştırma üretimde örnek oluşu dolayısıyla maliyeti düşürme etkisi yanında
pazarlama yönündende talep oluşturma fonksiyonudur.Bir markada kullanılan parça diğerine
uymazsa her tekstil fabrikası kendini göre norm uygulamaya kalkarsa, piyasa ihtiyaçlarına
cevap vermede zorluk çekebilir.Özellikle tekstil terbiyesi ve teknolojisinde çok faydalar
sağlayan standartlaştırma konfeksiyonda modanın etkisi ve değişkenliği ile belli
sınırlardadır.
Özellikle işletmeciler arasındaki mal alışverişinde herhangi bir mal grubunun standart adı ve numarasının söylenmesi bütün anlaşmazlıkları ortadan kaldırır.
-
İşgücü Verimliliğine Etkileyen Faktörler
5.1.Sosyolojik Faktörler
Önemli bir yere sahip olan faktörler şunlardır.
5.1.1.Organizasyon
Organizasyon yapısında işletmelerdeki birimlerin ve belirlenmiş amaçlar doğrultusunda görev yapan işgücünü oluşturan birimlerin görev ve iş tanımlarının doğru belirlenmesi gerekir.Nitelikli işgücünün verimlilik potansiyeli yüksektir;fakat bu işgücünün iyi bir organizasyon yapısı için de değerlenmesi gerekir.
| FAKTÖRLER 1.Derece |
2.Derece |
3.Derece 4.Derece |
| Makina Verimliliği 5,56 |
7,40 |
55,56 |
29,63 |
| İşçi Verimliliği 20,38 |
64,81 |
12,96 |
1,85 |
| Malzeme Verimliliği - |
7,40 |
25,93 |
46,30 |
| Organizasyon Verimliliği |
81,48 |
14,81 |
7,40 - |
| Konfeksiyon Sanayiinde Verimliliği |
Etkileyen Faktörler Arasındaki İlişki |
1997 yılında küçük,orta büyüklükte ve büyük konfeksiyon işletmelerine uygulanan bir
araştırmanın sonucu olan bu tablodan da görüleceği gibi birinci derecede verimliliği
etkileyen faktörler içinde en büyük pay organizasyondur.
5.1.2.Eğitim
İnsan ancak yeterli bir eğitim sonrasında değerli bir verimlilik etmeni olur.İşletmelerde
uygulanacak iş başında eğitim,hizmet içi eğitim ve işgücünün yeniden eğitiminin amacı
işgücü veriminin arttırılması maddi manevi tatmin,kişiye kullanabileceği bilgiler vererek
bu bilgileri kullanmasının sağlamak,kaliteli üretim,iş uyumsuzluklarını en aza indirmek ve
kişilere iş ahlakı kazandırmaktır.Eğitim faaliyetlerinden sağlanan yaralar şöyle
sıralanabilir:
-Verimlilik artışı
-Moral yükselmesi
-Gözetimin azaltılması
-İş kazalarının azaltılması
-İşletme organizasyonunda süreklilik ve uyumluluğun sağlanması
5.1.3.Ücret
İşetmenin kara ve zararına bağlı olmayan ve işletmeci tarafından emek sahibine,üretilen
malın satışı beklenmeksizin ödenen,miktarı önceden belirlenmiş gelirdir.Günümüzde
verimliliğe verilen önemin göstergelerinden biri verim ücret sistemlerinin
kullanılmasıdır.Verim ücret sistemi akord ve primli ücret olmak üzere iki kısımda
incelenir.Akord ücret yapılan iş miktarına ödenen paradır.Primli ücret sisteminde ise
çalışana normal ücretine ilaveten üretimdeki artıştan prim vererek ek kazanç
sağlanır.Ücret artışlarının verimlilikle ilişkilendirilmesi işletmedeki işçilerin bir amaç
birleşmesini sağladığı gibi işletme içersinde maliyetlerin düşmesiyle kazançların
arttırılmasını ve dolayısıyla istihdam hacminde bir artışın olmasını sağlar.Verimlilik
ücret artışı ilişkisi işçiler açısından nitelik kazanmalarının yanında daha güvenli ve
huzurlu bir iş ortamı sağlar.İşverenler ise kapasiteden tam yararlanma,kaynakları rasyonel
kullanım,daha az grev,maliyet düşüşü ve ihracat imkanlarının artması açısından ilişkinin
olumlu yönlerini görürler.
5.1.4. Çalışma Süresi
Çalışma süresi işçinin yapmakla yükümlü olduğu işi yerine getirmesi için gerekli olan
süredir.İşletmelerde tek tip çalışma saati programları uygulanmaz.İşveren politikaları,
işin özellikleri,pazar imkanları,teknoloji ve insan gücüne bağlı olarak farklı birimlerde
farklı programlar uygulanabilir.
Çalışma süresi içinde değerlendirilen önemli bir konuda devamsızlıktır. Devamsızlık özürlü
veya özürsüz olarak, hastalık,kaza veya herhangi neden sonucu ortaya çıktığına
bakılmaksızın işyerinde bulunmamadır.İşletmelerde devamsızlığın artması maliyetlerin
artması şeklinde gözlenir. Bu durumda satış fiyatını yükseltmek mümkün değilse işveren
karını sabit tutmak için artan maliyeti işçi ücretlerine yansıtır.Bu durumda devamsızlık
,verimlilik ve ücretler arasında etkileşimler oluşur. Sonuç olarak devamsızlık artışı
verimliliği düşürür.
5.1.5. Yönetimle İlişkiler
Yöneticiler ve işçiler arasındaki ilişkinin niteliğinin,işçilerin karlılığının derecesi ve
niteliği üzerinde güçlü bir etkisi vardır.Bu karlılık duruma göre kalite ve verimlilik
gibi ölçülebilir faktörlerde yada çatışma ve grev gibi faktörlerde kendini
gösterir.Yöneticiler çalışanı makine gibi görmemelidirler.Yöneticilerin işçilerle
ilgilenmesi onlara değer verdiğini göstermesi gerekir.Belirli zamanlarda işletmede yapılan
işler ve sorunlar hakkında çalışanların görüşleri alınmalıdır.Yönetim işletmede ilerleme
gösterenlere yükselme imkanı tanırken devamlı hata yapanları da cezalandırarak
kendileriyle ilgilenildiğini göstermelidir.
5.1.6. Arkadaşlarıyla İlişkiler
Konfeksiyon sektörü yoğun işçi çalıştıran bir sektördür.Dolayısıyla çalışanların birbirine
olan saygısı ,sevgisi, uyumlu çalışmaları, onların verimlerini arttıran önemli bir
etkendir.Uyumsu çalışan kişi kendine zarar verdiği gibi çevresin ede zarar verir ve böyle
birisinin varlığında verimlilik beklenemez.
5.1.7. Sosyal İmkanlar
Yönetimin çalışanlara iyi bir iş yaşamı kalitesi sunması gereklidir.İş yaşamının
kalitesi,iş yerinin insanileştirilmesi,işyeri demokrasisi,iş dizaynı,işin yeniden
yapılandırılması ve işçinin katılımı ile sağlanabilir.Gününün büyük bir kısmını işyerinde
geçiren işçiler yemek ve dinlenme molalarında yorgunluklarını atmaktadırlar.Çalışılan
ortamın temiz,bakımlı olması ,molalarda verilen süreleri sportif faaliyetlerle geçirecek
imkanların varlığı işçileri motive eder.Bu motivasyonda verimlilik artışını doğrudan
etkiler.
5.1.8.İşgücünün Güdülenmesi(Motivasyon)
Güdülenme çalışanın insan olarak fiziksel ,ruhsal,toplumsal,örgüt üyesi olarak
örgütsel,yönetsel,işlevsel ihtiyaçlarının,işletmenin tüm amaç ve ihtiyaçları doğrultusunda
her birine özgü araç ve yöntemlerle karşılanarak ,belli politikalar yardımıyla
davranışlarına bu yol da biçim veya yön vermesi sürecidir.İşçilerin işbirliğini garanti
edecek tek yol ,verimlilik sonucunda elde edilen ve parasal olan veya olmayan her şeyi
onlarla paylaşmaktır.Takdir ve ortaya koyma veya başarı duygusu parasal ödüllendirmeyi
tamamlar.Bununla beraber tek başlarına ikisi yeterli değildir.Bu uygulama ancak kişisel
veya ortak kazançlar ile verimlilik artışı arasında algılanabilir,doğrudan bir olması
durumunda işe yarar.İşçiler çabalarının kendilerine maddi kazanç sağladığını görmek
isterler.
Bazı Asya ülkelerinde yapılan bir araştırma küçük ve orta boy işletmelerde verimliliğin,
işçilerin uygun biçimde güdülenmesi ile kolayca % 90’lara kadar yükseltilebileceğini
göstermiştir.(Dolenga 1985)
5.1.9. İşten Tatminsizlik Monotonluk
Yapılan işin monoton,basit,tekrarlı ve sıkıcı hale dönüşmesi çalışanlarda iş tatminsizliği
,ruhsal ve fiziksel yorgunluk ,stres,iş ve çevrelerinde yabancılaşma gibi sorunlar
yaratabilmektedir.İnsanların çalışma hayatında karşılaştıkları bu tür sorunlar ,işletme
içinde devamsızlık , işgücü devri, üretiminin kalite ve miktarında düşüşler , verimlilikte
düşüşler , kişiler arası ilişkilerde bozulmalara neden olabilmektedir.Yapılan işin
içeriğinin önemli olması ,çalışanlara yaptıkları işi daha fazla sevdirebilme çabalarını ve
iş rotasyonu,işin zenginleştirilmesi şeklinde programlar uygulamaya konulmuştur.
5.1.10. Teknolojik Yenilikler
Teknolojik yenilikler yüksek verimliliğin önemli bir kaynağıdır.Mal ve hizmet miktarında
artış ,kalite geliştirme,yeni pazarlama yöntemleri,artan otomasyon ve bilgi teknolojisiyle
elde edilebilir.Son yıllarda otomasyona geçişle önemli verimlilik artışları olduğu
bilinmektedir.
5.1.11. Sendikalar
Sendikalar özellikle toplu sözleşme yoluyla işgücü verimliliğine doğrudan etki
etmektedir.Sendikaların işgücü verimliliği üzerindeki bu etkileri ücret siyaseti yoluyla
ortaya çıkmaktadır.Çalışanlar tek başlarına karşılayamadıkları ihtiyaçlarını sendikalar
aracılığıyla karşılanabileceği düşüncesindedirler.Bunun yanında iş ilişkilerinde kişiliğe
önem verilmeme ,haksız işlemler karşısında sesini duyuramama durumlarında da hakların
korunması sendikalar vasıtasıyla sağlanabilir.Çalışanlar sendikaya üye olarak tek
başlarına çözemedikleri sorunları sendika aracılığıyla işletmenin üst kademelerine kadar
duyurabilirler.
5.2. Psikolojik Faktörler
İnsan duygu ve düşünceleri ,istekleri olan bir varlıktır.Çalışma ve ev hayatında çeşitli
sorunlarla karşılaşan insan bunları çözüme ulaştırana kadar olumsuz faktörlerin etkisi
altında kalır ve temposu düşer.İşgücünü etkileyen başlıca psikolojik faktörler şunlardır:
5.2.1. Stres(Gerilim)
Özellikle son yıllarda evrensel ilgi odağı haline gelen stres çalışma ya da özel yaşamdan
kaynaklanmakta ve yaşamı olumsuz yönde etkilemektedir.Stres biyolojik bir sistemde
çevreden gelen bir isteğe karşı oluşturulan tüm değişkenleri kapsayan özel bir belirtiyle
ortaya çıkan bir durumdur.
Stres ve verimlilik ilişkisi:Bu ilişkiyi ilk kez ele alanların adıyla anılan
Yerkes-Dodson yasasına göre;düşük stres düşük verimlilik düzeyine yol açmaktadır.Çünkü
elde edilecek olan sonuç çok çaba göstermeye değmemektedir.Bununla birlikte yüksek düzeyde
stres de dikkatin azalmasına ,hatalı yargı ve kararlara varma açısından verimliliği
düşürdüğü bilinmektedir.
Stresin çalışma hayatında belirtileri işe devamsızlık,geç gelme ,düşük verimlilik,olumsuz
hareketler,işle zıtlaşmalar ,zamanı iyi kullanamama,bilgiyi engelleme şeklinde
görülmektedir.
Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre stresin maliyeti kaza ve hastalıklar sebebiyle
işten ayrılma sonucu 300 milyon işgücü kaybına yol açmıştır.İngiltere’de The Economist
gazetesi bir sayısında stres sebebi ile işgücü kaybını grev sebebi ile olanla
karşılaştırmış ve stres kaynaklı kaybın diğerinin on katı olduğunu belirtmiştir.
5.2.2.Moral
Çalışanların işletme içinde ya da dışında karşılaştıkları olaylar onların morallerini
etkiler.Çalışanın işe iyi moralle başlaması çalışma azmini ve isteğini arttırırken daha
çok çıktı elde edilmesini ve verimin yükselmesini sağlar.Moralsiz başlanan iş ise dikkat
ve ilginin toplanmaması,kişinin kendini işe verememesi şeklinde gözlemlenir.
5.3. Fizyolojik Faktörler
Verimliliği etkileyen fizyolojik faktörler çalışanın sağlık ve güvenlik konularını
kapsar.Başlıca verimliliği etkileyen fizyolojik faktörler şunlardır:
5.3.1.Yorgunluk
Yorgunluk belli bir işi yapan insanın fizyolojik nedenlerle işi daha fazla devam
ettiremeyeceği bir psikomatik tükenme noktasına gelmesidir.Yorulan insanın işgücü ve
verimliliği düşer.Yorgunluk psikolojik ve fizyolojik olarak iki aşamadadır.Fizyolojik
olanı gözlemlenebilir ve de genelde aynı yada benzer tepkilerle kendini gösterirken
psikolojik olanı ölçümlenemez ve kişiden kişiye değişebilen tepkilere sahiptir.En önemli
nokta psikolojik yorgunluğun fizyolojik gibi işgücü kayıplarına neden olmasıdır.
5.3.2. İş Kazaları
Kazalar ortam koşullarından,tasarım hataları ve sistem aksaklığından ,insan faktörüne ait
yetersizlikten ,eğitim ve denetim eksikliğinden ya da tüm bu faktörlerin etkileşmesinden
kaynaklanır.Ayrıca işçilerin dikkatsiz davranmaları ,hatalar yapmaları ,kaza etkenlerini
göz ardı etmeleri ve iş ortamında olan stres de kazalara neden olabilir.
İnsana ait olan ya da bağımsız olan hatalardan kaynaklanan kazalar verimlilik kayıplarına
neden olurlar.İnsanlar yaralanır,sakat kalabilir,ölebilir,araç gereçler makine zarar
görür,önemli ölçüde mal ve malzeme kayıpları oluşabilir.Sadece iş kazalarına bağlı işlem
zaman kayıpları da önemli ekonomik boyutlara ulaşabilir.Bu nedenle iş kazalarını
önleyebilmek için önlemler almak ve insan-makine-çevre üçlüsünün girişimlerinde güvenlik
için araştırmalar yapmak insan faktörü yaklaşımlarında önemlidir.
5.3.3. İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği
Dünya Sağlık Örgütü(WHO) sağlığı şöyle tanımlamaktadır:Sağlık yalnız sakatlık veya
hastalığın olmaması değil ,fiziksel ,ruhsal ve sosyal yönden tam iyi olma halidir. İş
güvenliği ise iş yerlerinde işin yürütülmesi ile ilgili olarak oluşan özel tehlikelerden
ve sağlığa zarar verecek koşullardan korunmak amacıyla yapılan çalışmalardır. Uygulama
aşamasında işçi sağlığı ve iş güvenliği konusundaki çalışmalar beraber
yürütülmektedir.İşyerinde yapılan iyileştirmeler büyük ölçüde çalışanın sağlığına ve
güvenliğine yönelik olmaktadır.Burada amaç çalışanın fiziksel ve ruhsal dengesinin
korunması yolu ile işgücü verimliliğinin artmasıdır.
İşyerlerindeki kötü çalışma ortamı ve sağlık güvenlik önlemlerinin alınmaması iş
kazalarına ve meslek hastalıklarına yol açmaktadır.Bunun sonucunda da birtakım psikolojik,
sosyolojik, fizyolojik ve ekonomik sorunlar ortaya çıkmaktadır.Bu sorunlar ve önemi üç
açıdan ele alınabilir:
-İşçi açısından:İş kazasına ya da meslek hastalığına maruz kalan işçi iş ortamından
uzaklaşır veya hayatını kaybeder.Bu durum işçi ve ailesini psikolojik ve ekonomik açıdan
zarara uğratır ve verimlilik düşer.
-İşveren açısından:İş kazası sonunda üretim faktörleri olan işçi ve makinelerin zarar
görmesi işvereni zor duruma sokar.
-Ülke ekonomisi açısından:Meydana gelen işgücü ve işgünü kayıpları,işletmenin gördüğü
maddi zararlar ve onların giderleri ,işçilere ödenen tazminatlar,tıbbi müdahale ve hastane
masrafları ,üretimin kısmen veya tamamen durması sonucu oluşan üretim kayıpları ,yeni işçi
yetiştirmek için harcanan zaman ve eğitim giderleri ekonomi üzerinde olumsuz etki yapar.
İşçi sağlığı ve güvenliği için yapılacak olan çalışmalarda sorumluluklar
paylaşılmalıdır.Bu konuda işçi ve işçi kuruluşlarına,işveren ve işveren kuruluşlarına ve
devlete birtakım sorumluluklar düşmektedir.
5.4. Çalışma Koşulları
Verimlilik konusu içinde çevre faktörlerinin önemi her geçen gün artmaktadır.İşyerinde
çevre koşulları, aydınlatma, sıcaklık-soğukluk, nem, gürültü, titreşim, havalandırma,
temizlik-düzen, hijyen, zararlı gazlar ve buharlar tozlar konularını kapsamaktadır.
5.4.1. Aydınlatma
İnsan faaliyetlerinin % 80’ni gözle kontrol edildiği ,gözünde yorulabildiği, zorlandığı
takdirde hatalara düşebileceği ve kaza tehlikesinin artacağı düşünüldüğünde işletmelerde
aydınlatmanın ne kadar önemli olduğu anlaşılır.
Aydınlatmanın performans üzerinde %14-40 oranında etkisi olduğu araştırmalar sonunda
bulunmuştur.Yapılacak işlere göre aydınlatma düzeyi seçilmelidir.
5.4.2. İklim
Çalışma ortamının sıcaklığı ve soğukluğu çalışanı etkileyen önemli çevresel faktörlerden
biridir.Vücutta ısı dengesi konfor ve sağlık bakımından fizyolojik bir sorundur.Bu denge
sıcaktan veya soğuktan bozulduğu zaman insanlar dengeyi ve konforu sağlayacak korucu
önlemlere başvururlar.Konforsuz ortam ve istenmeyen çalışma koşulları üretim
kaybı,devamsızlık ve verimliliğin düşmesine neden olmaktadır.
İşyerlerini iyi ısıtmak verimlilik,sağlık ve psikolojik ortam gibi nedenlerden dolayı çok
önemlidir.Normal ortam ısısı koşullarında havanın nemlilik derecesinin önemli bir etkisi
olmamaktadır.Ancak bu koşullarda dahi aşırı nemden kaçınılmalıdır.
İklim etkilerinden korunma ,fizyolojik korunma önlemleriyle (bol sıvı madde
alma,beslenmeye dikkat etme),kişisel koruyucu önlemlerle (koruyucu giysiler),işyerinde
alınacak önlemlerle(gerekli yerlerin yalıtılması) kısmen dengelenebilir.
5.4.3. Gürültü
Çeşitli seslerden ,insan üzerine bedensel ya da ruhsal yönden olumsuz etkileri olanlar
gürültü olarak adlandırılırlar.Endüstride gürültü üç nedenden dolayı önemlidir:
çalışanların gürültüden rahatsız olması, işitme kayıplarına neden olması ve iş
verimliliğini üzerinde olumsuz etkiler yaratmasıdır.
Çalışanları rahatsız edecek gürültü koşullarında insan hatalarına bağlı gecikmeler , aşırı
malzeme kayıpları, çalışanın uyarılara geç cevap vermesi , makine hatalarını fark etmede
yavaşlık ve iş kazaları olasılığının artması durumları otaya çıkmaktadır.
Belli ölçü ve süreyi aştığında verimi olumsuz yönde etkilemesinin ötesinde sağlığa da
zarar veren gürültüye karşı alınacak tedbirler şunlardır:
-Gürültü kaynağında alınacak tasarım önlemleriyle gürültünün giderilmesi
-Ses yalıtımı ile yayılmasının engellenmesi
-Ses enerjisini başka enerjilere dönüştürerek gürültü düzeyinin düşürülmesi
-İş değişimi ile gürültünün bireyler üzerindeki etkilerinin azaltılması
-Kulaklara koruyucu takılması
5.4.4.Titreşim
Kullanılan makinelerin güçleri arttıkça titreşimleri de artmaktadır.Yüksek frekanslı
titreşimler çalışanın fizyolojik sağlığını etkilediği gibi zihni faaliyetleri de
etkiler.Titreşimin azaltılması ya da ortadan kaldırılması için iletilme ve yayılmalarının
engellenmesi gerekir.
5.4.5. Zararlı Gazlar, Buhar ve Tozlar
Zehirli gazlar ,buhar ve tozlar çalışan üzerinde şu etkileri gösterir:
-İmalat düzeni,hammadde ve mamullerin gazının toksik etkisiyle zehirlenmeler,
organik zedelenmeler, gizli sağlık ve zihinsel uyanıklık kayıpları
-Genel sağlık sorunları
-Uyuşturucu etkisi alışkanlıklar
-Solunum fonksiyonu kayıpları
-İşgücü ve iş kapasitesinin giderek daralması
Bu zararların azaltılması için alınabilecek önlemler:
-Teknolojide kapalı sistemlerin kullanılması
-Zararlı maddelerin kaynağı olan havanın emdirilerek uzaklaştırılması
-Solunum yollarını koruyucu giysilerin kullanılması
5.4.6. Temizlik-Düzen, Hijyen
Çalışılan ortamın temiz ve düzenli olması çalışan üzerinde göz ardı edilemeyecek olumlu
etkileri vardır.Çalışan etrafın temiz ve düzenli olmasını kendine gösterilen saygı olarak
yorumlayıp kendisi de mümkün olduğu kadar bu temizliğe katkıda bulunmaya çalışacaktır.Bu
durum onun çalışma hevesini yükselmesine ,yöneticilere karşı saygılarının artmasına
,yaptığı işe saygı duymasına yol açacaktır.
5.5. Antropometrik Faktörler
Antropometri insan vücudunu ölçülerini saptama ve uygulama bilimidir.
İnsanların makine ve araçları kolay kullanabilmeleri için bunların insanın anatomik
,fizyolojik ve psikolojik özellik ve kapasitelerine uygun olarak tasarlanmaları gerekir.
Örneğin göstergenin rahatça okunabilmesi için belli büyüklükte, belli uzaklıkta, belli
düzende olması ,uyarıyı alan çalışanın denetimi hızlı ve kolay bir şekilde yapabilmesi
için kumanda araçlarının belli uzaklık ve düzende olması gereklidir.
Bu nedenle günümüz endüstriyel tasarımcısının ,yapımcısının, üretim sorumlusunun,
mimarının ya da ergonomi ile uğraşan uzmanın çabası üretilen makine araç ya da gereçlerin
mevcut çalışma koşullarında insanın verimlilik yeteneğine bedensel ve zihinsel olarak
uygun olmalıdır.Böylece insanın aşırı yüklenmesi ve zorlanmasının yanı sıra çalışma
koşullarından kaynaklanan olumsuzluklar nedeniyle insan sağlığının tehlikeye düşmesi
engellenir.
En ideal çalışma biçimi işçinin bazen oturarak bazen ayakta kalarak çalışmasıdır.İşin
niteliği buna elverişli ise böyle değişmeli çalışma idealdir.Buna uygun değilse ya sürekli
oturarak olan ya da sürekli ayakta kalarak olan tercih edilmelidir.Fakat sürekli oturma
sindirim bozukluklarına yol açtığı için işçi aralarda gezinmelidir.
Bir kişiyi yerleştirirken kişinin harcayacağı beden gücü dikkate alınmalıdır.Bu sebeple
işleri fiziksel yönden ağır ve hafif işler olarak ayırmalı ve ona uygun yerleştirme
yapılmalıdır.
Endüstriyel ürün tasarımcısının elinde yeni bir ürün geliştirme sürecinde ürünü kullanacak
kitleye ilişkin ergonomik veriler bulunmalıdır.Bunun için önceden yapılmış araştırmalar
varsa onlar kullanılmalı ,eğer yoksa işletme kendi bünyesinde kuracağı araştırma
geliştirme birimi aracılığıyla araştırma uygulama arasındaki kopuklukları ortadan
kaldırmalıdır.Küçük ve orta işletmeler bu olanağı bu konuda hizmet veren enstitü veya
üniversiteler ile yakın işbirliği kurmakla da elde edebilirler.Uluslararası Mekanik
Üretim Teknikleri Araştırma Birliği kısa adı ile CIRR bu amaçla kurulmuştur.Kurum çalışma
ortamında çalışma fizyolojisinin gelişmeleri konusunda araştırma yapmaktadır.
SONUÇ
Ülkemiz son yıllarda hızlı bir kalkınma çabası içine girmiş bulunmaktadır.Uluslar arası
arenada yerini almak isteyen bir Türkiye vardır günümüzde.Gümrük birliğine giriş ve Avrupa
Birliği’ne giriş için gösterilen çabaların arkasında bu neden mevcuttur.Dışarıda
gerçekleştirilen bu türlü politik başarılar içeride de sanayiciyi,devletin ekonomi
üzerindeki hükümet politikalarını ve çalışanları fert bazında etkilemelidir.
Bu aşamada sanayici ,devlet ve çalışana düşen görev verimlilik artışının toplumsal ve
ekonomik kalkınmadaki önemi konusunda genel bir bilincin oluşmasını ve ,toplumun tüm
birimlerinde bir verimlilik kültürünün oluşmasını sağlamaktır. Ülke çapında verimlilik
eğitiminin örgütlenmesi gibi önemli bir görevden sorumlu bir kurum olmalıdır.Bu türden
eğitim sürekli olarak verilmeli ,kampanyalar düzenlenmelidir.
Verimlilik kavramından ve geliştirilmesinden anlaşılacak olan işletmenin ve dolaylı
olarak bir devletin ekonomik gücünün performansını arttırmaktır.Geçtiğimiz yıllarda
uluslararası piyasalarda meydana gelen ve birçok işletmeyi kapatılma sonucuna götüren
krizin nedenlerine bakıldığında ,krize hazırlıksızlık olduğu görülür.Buradan çıkarılacak
sonuç mevcut işletmelerin büyük düşünemediği ve gününü kurtarma çabasında olduğudur.Yani
işletme çapında bir performans değerlendirmesine gidilmemekte ,bugünün dünden iyi olan
yanları ve yarından eksik olan yanları dikkate alınmamaktadır.
Bu türlü zamana ve uluslar arası piyasalarda meydana gelen değişimlere göre bir tasnif
bir değerlendirme yapılmadığı için işletmeler , yarının işletmesi olmaya aday işletmelerin
devamlı olarak kendilerine sordukları, ‘Şimdi neredeyiz?’, ‘Nerede olmalıyız?’ ve ‘Mevcut
koşullarda en iyi nerede olabiliriz?’sorularına cevap vermemektedirler. Performansın ve
verimliliğin gidişatı dikkate alınmamakta ve bu durumda işletmelere beklenmeyen zamanlarda
beklenmeyen sonuçlar çıkarmaktadır.
Ülkemizde kriz sonrasında en çok zarar gören ve kapatılma sonucunu yaşayan şirketlerin
oranlarına bakıldığı zaman ,konfeksiyon ve hazır giyim işletmelerinin başı çektiğini
görülür.Bunun başlıca sebebi ,gününü kurtarma çabasının işletmeye hakim olmasıdır.Bugün
iyi satışlar ,ihracatlar gerçekleştiren işletme yarınından da emin olmakta ve bu durumun
sürekliliğini sağlayacak şartlar açısından sadece finansmanı dikkate almaktadır.Gümrük
birliği sonrasında konfeksiyon ve hazır giyim işletmelerinin, bankalardan devasa
miktarlarda krediler almalarının nedeni budur.İşletme performans değerlendirmesi yapmadığı
, nerede olduğunu,olması gerektiğini ve olabileceğini bilmediği için eksik olan yanlarını
görememekte ve çoğunluğun yaptığını o da yapmaktadır.
Halbuki performans değerlendirmesi olan işletmelere bakılırsa kriz dönemini
atlattıkları ve yollarına devam ettikleri görülür.Bu işletmeler yarını ön
görümleyebildikleri için meydana gelen olumsuz gelişmelerden kendilerine uygun orijinal
çözüm yollarıyla kurtulmuşlardır.Kriz döneminde birçok işletme bankalardan ödeme garantisi
veremediği için kredi alamazken bu işletmelere bankalardan kredi teklifleri
gelmiştir.,
Performans değerlendirmesini yapamayan işletmenin yaşam grafiği dengesizdir ve devamlı
surette dış etkenlere bağlıdır.Beklenmedik sonuçlar piyasa şartlarına göre her an
kapıdadır.Bu işletmelerde gözlenen bir diğer husus da kendilerine özgü bir ilerleyiş
yöntemlerinin yoksunluğudur.Bu durumun en açık örneği de en son gerçekleştirilen ITMA
fuarında ülkemiz işletmeleri tarafından yapılan devasa alımlardır.,
Günümüz piyasasında etkin olmak isteyen,yarının işletmesi olmaya aday işletmelerde
mutlaka performans değerlendirilmesi yapılmalı,eksik olan yönler merceğe alınmalı ve
herhangi bir kriz anında, kriz dayanmadan krize ve olumsuz değişimlere karşı hazır
olunmalıdır.Ülke ihracatında önemli bir pay sahibi olan konfeksiyon sektörü de kendi önem
ve büyüklüğüne uygun olacak bir değerlendirmeye,işletmeler bazında derhal gitmelidir.
Sektörün gelişmesi,dış şartların olumsuz etkilerinden kendini kurtarabilip devamlılığını
sağlaması buna bağlıdır.
KAYNAKÇA
Margaret J.PALMER 1995; Performans Değerlendirmeleri, Kişisel Gelişim ve Yönetim
Dizisi
Donald H.WEISS 1997; Yüksek Verim Alma Stratejileri, Cep Yönetim Dizisi Rota
Yayınları
Gisela HAGEMAN 1995; Motivasyon El Kitabı,Bireysel Yatırım Dizisi Rota Yayınları
Donald H.WEISS 1995 ; Başarılı Ekip Oluşturma, Kişisel Gelişim Ve
Yönetim Dizisi Rota Yayınları
Okşan KANSOY 1996; Konfeksiyon Sanayiinde İşçi Verimliliğini Etkileyen Faktörler
Üzerine Bir Araştırma,‘Yüksek Lisans Tezi’ E.Ü. Fen Bil.Ens.-İZMİR
Mücella GÜNER 1999;Tekstil ve Konfeksiyonda İş Etüdü, E.Ü. Tekstil ve
Konf.Araştırma Mer.Yay.-İZMİR
Zühal AKAL 1996; İşletmelerde Performans Ölçüm ve Denetimi: Çok
Yönlü Performans Göstergeleri,MPM Yay. No.473, ANKARA
İşletmelerde Verimliliği Etkileyen Faktörler;Milli Prodüktivite Merkezi
Yayınları
Dillard B.1995, A Measure Of Success,Bobbin Magazine 35
’Measures For Excellence’ American Apparel Manifacturers
Association,1996 Quick Response Leadership Committee
Lilley M., Workplace Design And Productivity,Textile Asia
J.Purokopenko 1995; Verimlilik Yönetimi El Kitabı, MPM Yayınları
20.İnternet Adresleri:
www.textile.com.tr
www.texweb.com
Edward Dev Bono 1996, Rekabet Üstü; Remzi Kitapevi,İstanbul
Michael C. Thomsett 1996; Şirket Kültürü, Epsilon Yay.,İstanbul
John W. Gardner 1990; Yenilikçi Birey Zinde Toplum, İlgi Yay., İstanbul